Haber

Karabük’te öldürülen Gabonlu Dina davasında karar: Ayrımcılığa uğradı

Karabük’te öldürülen üniversite öğrencisi Gabonlu Dina’nın yargılanmasına başlandı. Dina’nın duruşmasını takip eden Feminist Avukatların verdiği bilgiye göre, duruşma salonuna tüm seyircilerin girmesine izin verilmedi. Mahkeme heyeti başkanının, ‘Dina İçin Feministlere’ “Neden bu kadar kalabalık geliyorsunuz, kalabalık gelince ne oluyor?” diyerek duruşmayı başlattığı belirtildi.

‘KIZIM TÜRKİYE’YE GELİP ÖLDÜRÜLDÜ’

Davada mağdur Dina’nın babası ve annesi de katılımcı olarak dinlendi. Babası, “Kızım tehditler aldı. Genç yaşta Türkiye’ye geldi ve öldürüldü” dedi.

Annesi, “Şikayetçiyim. Gabon saatiyle 20.12’de buluştuk ama fazla konuşma fırsatımız olmadı. Sabaha kadar aradım ama haber alamadım. Cuma günü ağlayarak beni aradı. Kargo için ikinci kez PTT’ye gitti. Telefonu geri almak isterse kendileriyle yatması gerektiğini söylediler. Sakarya’ya gitmek istemesinin nedeni kendini tehlikede hissetmesiydi. Irkçılığı gördüm. Dina’yı kaybettim, onu bir daha göremeyeceğim. Gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum. O apartmanın bodrumunda ne oldu? Cenazesini almaya geldiğimizde adli tıpla birlikte geldik. Dina’yı gördüler. Bodrumda çığlıklar atarak “Kim onu ​​zorla alıkoydu?” diye açıkladı.

Hakimin PTT çalışanlarına yönelik tacizi anlatan kısmı kaydetmemesi üzerine avukatların olaya müdahale ettiği vurgulandı.

‘ERKEK YARGIYIN BU DAVADA ERKEKLERİN TARAFINDAN YER ALDIĞININ AÇIK ÖRNEKLERİNİ GÖRÜYORUZ’

Feminist Avukatların davaya ilişkin açıklamaları şöyle: “Biz Dina için Feministler adına söz aldık. Belgedeki belge ve ifadelerden Dina’nın siyahi göçmen bir kadın olduğunu ve ayrımcılığa uğradığını görüyoruz. Dina’nın Ölmekten korkuyordu. Hakim, ‘Eğer durum böyleyse, aynı gün Gabonlu öğrenci kongresinde ne işi vardı?’ diye sordu. Hakimi yorum yapmaması konusunda uyardık ve taraf olmadığını hatırlattık. Bu davada erkek yargının erkeklerden yana tavır aldığının açık örneklerini görüyoruz. Dina’nın öldüğü gün bodrumda yaşadıklarını, çığlıklarının duyulmasını, yırtık saçlarının bulunmasını, nasıl kaçtığını özetleyerek yeniden keşif talebinde bulunduk. oradan yalınayak, tanık ifadeleri.. Filyos deresinde yapılacak keşif için de tarih talep ettik.Gabonlu tanıkların istinabe yoluyla dinlenmesini talep ediyoruz.Tanıkların soruşturma aşamasında dinlenmesini talep ediyoruz. Dursun Acar’ın sanık Dursun Acar’ın aracından kaçarak sanığın peşinden gittiğini gören Dina’nın da duruşmada dinleneceği öğrenildi. Adı geçen emanetçide olduğu söylenen günlüğün bilirkişi incelemesine gönderilmesini talep ediyoruz. Hakkında takipsizlik kararı verilen iki kişinin tanık olarak dinlenmesini talep ediyoruz. Diğer tanıkların da bu iki kişiyi teşhis ettiği ve anlatılan arabanın aynısına sahip oldukları belgede doğrulandı.

HTS kayıtlarında Dina’nın evinin fotoğraflarını çeken, onu aşağıya çağıran ve olay anında orada bulunan bu kişilerin görgü tanığı bilgilerinin olduğu açıkça görülüyor. Sanık Dursun Acar hakkında açıklama yapıyoruz. Sanığın tüm sözleri birbiriyle çelişiyor. Dina Türkçe bilmiyor, hastane seçip “anne beni dövdü” demesi, telefon numarasını istemesi, arama yapması mümkün değil. Sanık her yeni delille birlikte soyut inkarla ifadesini değiştirdi. Kamera görüntüleri sonucunda tekrar ifadesi alınana kadar tali yoldan Filyos deresine girmeyi reddetti. Sonuçta Dina’nın peşine “yardım etmek için” gittiğini söyledi. Heyet başkanı hakim, şunları söyledi: “Türkiye’de ırkçılık yoktur. Bu kadar ırkçılık olsaydı on bin öğrenci burada olmazdı. Burada medyaya malzeme vermeyin.” “O zaman annesi neden kızını buradan götürmedi?” Heyet üyesi bir başka hakim ise: “Karabük halkını suçluyorsunuz.” Sanık söz alarak Dina’yı sırf ona yardım etmek için arabasına bindirdiğini ve takip ettiğini iddia etti. “Basının etkisiyle hiçbir suçum olmadan cezaevine girdim. Bunu hak etmedim.” Sanığın avukatları da Türkiye’de ırkçılığın olmadığı konusunda mahkemeyle aynı fikirde. “Sanık avukatları, burada yaşadığımız için ırkçılık olduğunu kabul edemeyeceğimizi belirtiyor. Eğer zorla fuhuş yapılıyorsa bu Türkler değil, Gabonlulardı.”

KARAR VERİLMİŞTİR

Savcılığın sanık Dursun Acar’ın tutukluluk halinin devamını talep ettiği, mahkemenin de bu yönde karar verdiği açıklandı. Davanın bir sonraki duruşması 29 Nisan’a ertelendi.

Ne oldu?

Ülkesi Gabon’dan üniversite okumak için Karabük’e gelen 17 yaşındaki Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga, 26 Mart 2023’te Yeşilköy’deki Filyos Deresi’nde ölü bulundu.

Dina’nın öldürülmeden önce annesine Karabük’ten ayrılmak istediğini söylediği ses kayıtları bulunmuştu ve bu kayıtlarda erkek şiddetine ve ırkçı şiddete maruz kaldığı ortaya çıkmıştı.

Otopsi raporunda herhangi bir ilaç almadığı ve boğulma izine rastlanmadığı belirtildi. Pantolonunun fermuar kısmının yırtıldığı belirtilse de cinsel saldırı belirtisi olmadığı yazıldı.

Karabük Üniversitesi Makine Mühendisliği hazırlık sınıfı öğrencisi Dina’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada 3’ü Gabon uyruklu 8 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 5’i savcılıktaki sorgusunun ardından serbest bırakılırken, İ.Ç. Adliyeye sevk edilen şüpheliler arasında yer aldı. SC ile adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 4 kez gözaltına alınan Dursun Acar tutuklandı.

Ayrıca belgede sanık Dursun Acar dışındaki 7 isim hakkında da takipsizlik kararı verildi.

Genç kızın öldürülmesiyle ilgili hazırlanan iddianamede, Dursun Acar hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘cinsel istismara teşebbüs’ suçundan ise 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı ve ilk duruşma 19.00’da görüldü. 8 Kasım. (HABER MERKEZİ)

haber-goynucek.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu